Genital PRP Kime ve Neden Uygulanır

Günümüzde jinekolojik rahatsızlıkların yelpazesi giderek genişlemekte ve ciddi hayati risk oluşturmayan ancak hayat kalitesini bozan ya da ciddi şekilde etkileyen kimi sorunlar için uzmanlar tarafından basit ve etkili teknikler geliştirilerek kadın memnuniyetini artırıcı çözümler sunulabilmektedir.

Yaş ilerledikçe kadınlarda azalan hormonların ve yapılan doğumların da katkısıyla vajen dokusunda incelme, esneklik kaybı, kuruluk ve sarkmalar ve bunların paralelinde cinsellikle ilgili keyif alamama ve özgüven kaybı gibi sorunlar doğmaktadır. Yıllarca süren bu sorunlar, hasta ciddi sıkıntılar çekmediği sürece ya da cerrahi tedavi aşamasına gelmediği sürece göz ardı edilmiştir. Ancak artık ilerleyen kozmetik tedavi yöntemleri; kadınları vajinal kuruluk, vulvada kuruluk ve renk değişikliği, vajinada esneklik kaybı, tüm bunlara bağlı olarak ağrılı cinsel ilişki ve genital bölgede soluk renk değişikliği ile birlikte şiddetli kaşıntı ile giden liken sklerozis dediğimiz cilt problemlerinde basit ve etkin bir şekilde tedavi etmektedir.

Bu tedavi yöntemlerinden biri PRP’dir. Plasma Rich Protein olarak isimlendirilen bu yöntem, kişinin kendisinden alınan kanın santrifüj edilip özel işlemlerden geçirildikten sonra elde edilen trombositlerden ve büyüme faktörlerinden zengin serum fragmanının clide veya mukozaya tekrar enjekte edilmesi işlemidir. PRP’nin; vajene, klitorise ve vulvaya enjeksiyonu ile kök hücre çoğalması tetiklenerek daha genç doku elde edilebilmektedir. Pek çok kadının cinsel istek kaybı, idrar kaçırma, genital bölgenin yaşlanması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığı günümüzde, bu durumlar kadınların özel ve aynı zamanda da sosyal yaşantılarını olumsuz yönde etkileyerek hayat kalitesini düşürebilmektedir. Tüm bu problemlerin çözümü konusunda genital PRP uygulamaları son dönemlerde en sık tercih edilen uygulamalar arasında yer alarak etkili bir çözüm olması ile gündeme gelmektedir.

Özellikle vajinal atrofi hem menopoz öncesi hem de menopoz sonrası dönemde sıkça görülür. Neredeyse menopoz sonrasındaki kadınların %65’i bu şikayete sahiptir. Vajinal atrofi hastalarda vajinal kuruluk, yanma, kaşıntı, anormal vajinal akıntı ve ağrılı cinsel ilişkiye neden olur. Ayrıca bir grup kadında vajen dudaklarında ve dış genital bölgede renk solukluğu ve şiddetli kaşıntılarla seyreden liken sklerozis et atrofikus dediğimiz cilt problemine yol açar. Doku elastikiyetinin azalmasının yanı sıra yağ dokuda da azalma olur ve dış genital bölgede deformiteler oluşmaya başlar.

Tüm bunların tedavisinde genital PRP tedavisi oldukça iyi yanıtlar oluşturmakta ve hastaların çözümsüz olmadıklarını kanıtlamaktadır.

Genital PRP Kime ve Neden Uygulanır

Jinekologlar PRP’yi Hangi Amaçlarla Kullanmaktadırlar?

Ameliyatsız genital estetik uygulamaları içerisinde yer alan genital PRP; genital bölge gençleştirmeye, bu bölgedeki fonksiyonları ve görünümü iyileştirmeye yarayan bir yöntem olarak gündeme gelmektedir. Genital PRP, kök hücrelerin çoğalmasını ve “daha ​​genç” doku büyümesini sağlayan vajina ve klitorisin üst duvarına Trombositten Zengin Plazma (PRP) enjeksiyonunu içeren bir uygulamadır. Genital PRP uygulaması sayesinde vücutta kolajen ve elastin üretimi olur. Böylece dokular da gençleşmektedir. Aynı zamanda cinsel ilişki sırasında kolay uyarılmanın sağlanması gibi ek faydalar sağlanmaktadır. Genital PRP sayesinde Dış genital bölgede dolgunluk oluşur ve hafif düzeydeki idrar kaçırma sorunu tedavi edilir. Aynı zamanda klitoristeki hassasiyet artar, orgazm olamama sorunu çözülebilir, vulva derisi sıkılaşır ve dış genital bölgenin rengi de açılır. Tüm bunlarla birlikte vajinal sıkılaştırma ve aynı zamanda da Vulvar Liken Sklerozus Et Atrofikus tedavisi de PRP uygulamasının yardımı ile uygulanabilmektedir.

Uygulamanın gerçekleştirilmesi ise düşünülenin aksine zor değildir. Genital bölge PRP uygulaması ile hastanın kendisinden alınan kan, özel bir işlemden geçirilerek trombositten zengin bir plazma elde edilir. Bu plazma, içinde büyüme faktörleri ve protein içermesi sayesinde yüksek bir öneme sahiptir. Enjekte edilen ciltte de yeni hücre oluşumu ve kolajen üretimi tetiklendiğinden ötürü vücut açısından oldukça tedavi edici ve aynı zamanda da anlattığımız sorunların çözümünde oldukça yardımcıdır. Bu durum; ciltte yenilenmeyi, gençleşmeyi ve sıkılaşmayı sağlar. Kandan elde edilen özel plazma, genital bölgeye enjeksiyon yardımıyla uygulanır ve PRP işlemi bu sayede son derece rahat bir biçimde gerçekleştirilmiş olur. Öte yandan işlem sırasında hastanın isteğine göre hafif bir sedasyon da uygulanabilir. Bu nedenle, işlem dolayısı ile meydana gelebilecek herhangi bir ağrı hissedilmemektedir. Sedasyon uygulanmayan hastalara ise lokal anestezi yapılır. Bu işlem klinik ortamda hastalara uygulanabilir. Genital PRP, dolayısı ile ağrılı bir tedavi yöntemi değil aksine hem kolay hem de acısız bir işlemdir.

PRP İşlemi Ne kadar Sürer?

İşlem oldukça kısa sürer, ortalama 15 -20 dakika süren bu süreç basit ve muayenehane ortamında rahatlıkla yapılabilen bir işlemdir. Hasta aynı gün iş hayatı da dâhil olmak üzere günlük işlerine devam edebilir ve banyo yapabilir. Hatta cinsel hayatında da bir molaya ihtiyaç yoktur. İşlem totalde yaklaşık olarak bir saat kadar sürmektedir. Tüm bu bir saat içinde hastadan kan alınması, kanın dönüştürülmesi, hastanın hafif sedasyonu ve enjeksiyon işlemiyle birlikte taburculuk işlemleri de gerçekleştirilebilmektedir. Kısa ve etkili bir çözüm olmasından ötürü herhangi bir endişeye yer olmadan tercih edilen bir uygulamadır.

PRP Riskleri Nelerdir?

PRP oldukça basit bir uygulama prensibine sahip olan bir işlem olup bölgesel immün yanıta herhangi bir zarar vermez dolayısı ile de bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak doktorunuzun da belirteceği gibi tedavi seanslara bölünerek yapılır ve etkinliği birkaç seansta daha iyi anlaşılır.

PRP Ne Sıklıkla Tekrar Edilmelidir?

PRP uygulaması seanslara bölünerek yapılan bir işlem olarak karşımıza çıkmaktadır ve şikâyetinizin şiddetine göre yapılan bu tedavi işlemi 2, 3 ya da 4 seans boyunca doktor gözetiminde ve denetiminde devam edebilmektedir. Tedavinin sonuna gelindiğinde ise hastalar en az 1.5 yıl boyunca herhangi bir ek tedavi ihtiyacı duymazlar. Dolayısı ile yapılan PRP işlemi uzun bir süre boyunca vücutta etkisini belirgin bir biçimde göstererek hastaların herhangi bir sıkıntı yaşamamasını sağlamaktadır.

PRP işlemi Kimlere Uygulanamaz?

PRP işlemi son derece basit bir uygulama olmasının yanı sıra bir o kadar da etkili bir tedavi yöntemidir. Enjekte edilen ciltte yeni hücre oluşumu ve kolajen üretimini tetiklendiğinden ötürü ciltte yenilenmeyi, gençleşmeyi ve sıkılaşmayı sağlar. Ancak elbette bu tedavi yöntemi de belirli nedenlerden ötürü herkese uygulanamamaktadır. Ciddi pıhtılaşma bozukluğu olanlara, antikoagülan (kan sulandırıcı) tedavi alanlara, kronik karaciğer hastalığı olanlara genital PRP uygulaması sağlık açısından herhangi bir soruna yol açmamasını sağlamak amacı ile yapılamaz. Ayrıca bağışıklık sistemi ile ilgili kronik hastalığı olanlara da genital bölge PRP tedavisi uygulamak doğru değildir. Gebelik ve lohusalık dönemi de genital PRP uygulamaları için uygun dönemler değildir. Bu ve bu gibi durumlar haricinde ise PRP yönteminin uygulanması elbette doktorun da onayı olduğu takdirde uygundur.

Blog Yazıları

Bu internet sitesi en iyi performansı gösterebilmek için çerezlerden faydalanmaktadır. Sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası'na bakınız.